10/5/2008 - İnsan, kaderine yön verebilir mi?

Kâinatta ne varsa bütününü yaratan Allah'tır. Kur'an-ı Kerim'de ve hadis-i şeriflerde her şeyin yaratıcısının Allah olduğu vurgulanmaktadır. Kâinatta her an meydana gelen her şeyi yapan, yaratan Allah'tır. Vücudumuzdaki hücreler altı ayda bir yenilenir. Bahar mevsiminde ağaçlar çiçeklenir, yeryüzü rengârenk olur. Gezegenlerin hareketinden sineğin kanat çırpmasına kadar her şeyi yaratan Allah'tır. Eğer Allah, bunların olmamasını isterse hiçbir şey olmaz! Kâinat var olmaz; bizler serçe parmağımızı kımıldatamayız. Benim şimdi sol kolum ve sol ayağım felç, sağ elimi hareket ettirebiliyorum, sol elim hareketsiz. Sağ elim diyor ki; "Bana Allah'tan başkası hareket veremez". Sağ elim de sol elim de Mektûbât-ı Rabbanî oluyor, benimle konuşuyor. Kadir-i Mutlak olan Allah'ın kudretinin yanında bizim irademiz çok küçüktür. Bir sanatla uğraştığınızı, resim yaptığımızı düşünelim. "Bu tabloyu ben çizdim" diyoruz. Düşünelim... Gerçekten o tabloyu yapan siz misiniz? Bize düşünme kabiliyetini veren, düşündüklerimizi ifade etmemizi sağlayan, resmin ne resmi olacağından nasıl bir resim olacağına varana kadar her teferruatına karar verme kabiliyetini bize veren kimdir? Tabii ki Allah'tır. İnsanlar "ben yaptım, ben ettim" derler. Kendilerine hiçbir noksanlık vermek istemezler, kendilerini mükemmel görürler, "ben başardım" derler. Hâlbuki insanın kudreti küçücük bir virüse dahi karşı koyamaz. O halde, yapılan işlerde insanın fonksiyonu yalnızca "İSTEMEK"tir. Yaratan Allah'tır; insan sadece iradesiyle meyleder ve ister. Sizce sadece bu kadarcık bir meyille insan, Allah'ın yarattığı işlere "ben yaptım" diyebilir mi? "Çok şey yaparız" dediler. Hatta sınırı aşıp "yaratırız" dediler. Kocaman hastaneler, laboratuvarlar, insan kanına eş kan yapamadı. Çocuklar için anne sütünden iyi gıda bulunamadı. İlim, ne kadar ilerlerse ilerlesin, Allah'ın ilim sıfatı yanında zerre kadardır. Bulutlardan, şimşek ve yıldırımı yani sudan elektriği, ateşi yaratan, Allah'tır. Hastane, ilaç, tıp her şey demek değildir. Eğer servet ve ilim her derde deva olsaydı, zenginler, alimler dertsiz olurdu... Tesadüf denilen şeyler İlahi planın tecellileridir. Kader hükmünü verince her şey ona razı olur. İnsan karşı koysa da koymasa da kader hükmünü icra eder. Kadere yön veren, insanların istekleri, arzuları, dualarıdır. Kadere inanmayan da kaderini yaşar!..
HEKİMOĞLU İSMAİL
|
|
Yorum (10) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
9/5/2008 - (Acizane Dua) Hayirli Cumalar

Dua yakaristir,seslenmektir,yardim dilemektir.Fitri bir olgudur.Üstün bir varlıga inanan her insan dua eder.
Dua,kulun ümit dali ve Rabbine bagliliginin en güzel ifadesidir.Dua,cennet yollarini açan,kalbe safa,ruha gida veren ve ebediyyet serinligini tattiran vecd halidir.Dua,mü'min için esi bulunmaz bir silah,ümit gecesinde hayirli bir sabah,bela,siddet ve felaket çemberinden kurtulus ve felahtir.Dua,yerde nur,gökte nur,sagda nur,solda nur ve kul için bir tükenmez huzurdur.Dua,Hak kapisinin halkasini tutmak,çirpinan gönüllere ilahi rahmeti dilemektir.Dua,kulun serefini artiran,iki alemde de yüzünü ak eden,bir güzellik bulutu halinde rahmet katrelerini gönül topragina döken en hayirli seydir.
Yüce Allah cc söyle buyuruyor.
"Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. Ve "Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, Sen yücesin, bizi ateşin azabından koru." derler." (Al-i İmran Suresi, 191)
Dua sadece bir seyler istemek demek degildir. Bizi yaratan ve yasatan Sonsuz Kudret’in sahibi önünde, kendi aczimizi ve hicligimizi anlamak, kendi kendimize yeterli olmadigimizi bilmektir. Bizi en iyi bilen Rabbimizin huzurunda ic dünyamizi serhetmektir. Dua, dudaktaki sesler ve kelimeler degil, kalpteki iniltiler ile ruhtaki sizilardir.
"Rabbinize yalvara yakara gizlice dua edin, muhakkak ki Allah, haddi asanlari sevmez. O'na korkarak ve umarak dua edin." (A'raf, 7/55–56). Ve dua insanin deger ölcüsüdür: "De ki, eger duaniz olmasaydi Rabb'im size deger verir miydi?" (Furkan, 25/77).
Dogru yolu gösteren ve olgunlastiran Tasdik eden, güven veren, zarar vermeyen, mucizeleri destekleyen, gönüllere iman isigi yayan.Bize herseyi ögreten Rabbim , yine Kur'an dan peygamberlerin dualarindan örnek vererek en guzel sekilde duayi ögreten gene O'dur.
* Ey rabbimiz unutur veya hata edersek bizi sorumlu tutma * Eyüp (a.s) * Ya Rabbi gerçekten benim başıma bela geldi.Halbuki sen merhametlilerin merhametlisisin * Zekeriya (a.s) * Rabbim, beni yalnız bırakma * Âdem (a.s) * Ey Rabbimiz, biz nefislerimize zulmettik. Eğer sen bizi affetmez ve bize acımazsan mutlaka zarara uğrayanlardan oluruz. * diyerek dua etmişlerdir. * Beni müslüman olarak öldür ve beni salih kullarına kat..* Yusuf (a.s) * Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Ben zalimlerden idim * duası da Yunusın (a.s) duasıdır.
Rabbiniz dedi ki: "Bana dua edin, size icabet edeyim. Doğrusu Bana ibadet etmekten büyüklenen (müstekbir)ler; cehenneme boyun bükmüş kimseler olarak gireceklerdir. (Mümin Suresi, 60
(Allah’ın dışındaki güçlerden, insanlardan yardım dilemek bir ibadet halini alıyorsa bu şirktir. Biz bu şirkten hergün beş vakit namazda Allah’a sığınmakta ve ortak koşmamaya söz vermekteyiz “Yanlız sana kulluk ederiz ve yanlız senden yardım (istiâne) dileriz
Bugün cuma, en güzel gün .Kur'an la hayati bulma günüdür bugün..Rabbim ilmimizi ve anlayisinizi arttirsin.Dilimizin dügümünü cözsün ki bizi iyi anlasinlar.
Dogru yolu gösteren,gönüllere iman isigi yayan Rabbim; kararmis kalbleri vahyin isigiyla aydinlatsin..Allah'in Selami Rahmeti ve Bereketi üzerinize olsun .Dualarda bulusmak dilegi ile..
Hayirli Cumalar..Rabbe emanetsiniz..
|
|
Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
8/5/2008 - Gül (Yine Hüzün)

bitir bu işkenceyi , sende artık bana gül
dokundurma elini pıhtılaşan kana gül
bahçe boş ;çeşme kuru ; nerde bostancıbaşı
gelde feryâd ü figân etme bu hüsrâna gül
yıllarca yatağında uyudum semenderin
çakallar yuvalandı bizim olan hana gül
unuttum gökkuşağı altındaki resmini
nice bühtan ettiler eski bir sultana gül
kâinat oluk oluk boşalırken içimden
yağmur damlası bile olamadım sana gül
uzandığım her hayal tutuşturdu ömrümü
her yangınla yeni bir yangın düştü cana gül
ya öldür , yarasalar okşasın cesedimi
ya da terkedip gitme beni bu isyâna gül
dinle ki , en ölümcül şarkımı söylüyorum
darağacı kurdular döndüğüm her yana gül
nasıl sevişiyorsun kırkayakla , çıyanla
hani boyun bükmüştün ebedî fermana gül
meğer bir yanılgının zinciriymiş umudum
güvenimi yitirdim şimdi her dermana gül.
Nurullah Genc
|
|
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/5/2008 - RAB

Bütün insanları ve mahlukatı yoktan var eden, yarattıklarının yegane sahibi, bütün yarattıklarını nimetiyle terbiye eden ve besleyen Allah'tır.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
"Şüphesiz Allah, hem benim, hem de sizin Rabbinizdir. O halde, ona ibadet edin. İşte dosdoğru yol budur." (Al-i İmran: 3/51)
"Hamd, Alemlerin Rabbı olan Allah'a mahsustur." (Fatiha: 1/1)
Alemlerin Rabbi, gece, gündüz, güneş, ay gibi ayetleriyle, gökler, yerler ve içindekiler gibi yarattıklarıyla tanınır.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
"Gece, gündüz, güneş ve ay O'nun ayetlerindendir. Siz güneşe de, aya da secde etmeyin. Eğer yalnız Allah'a kulluk etmek istiyorsanız, bunları yaratana secde edin." (Fussilet: 41/37)
"Gerçekten sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da arşa istiva eden. gündüzü durmadan kovalayan, gece ile örten, güneşi, ayı ve yıldızları buyruğuna baş eğdiren Allah'tır. Haberiniz olsun, yaratmak da emir de (hüküm koymak da yanlızca) O'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir." (A'raf: 7/54)
"Ey insanlar sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz ki O'na karşı gelmekten kurtulmuş olabilesiniz. O Rab ki, yeri sizin için bir döşek, göğü bir bina kıldı. Gökten su indirip onunla size rızık olmak üzere ürünler meydana getirdi. Artık Allah'a bile bile eş koşmayın." (Bakara: 2/21-22)
Rabbimiz bizi kendisine ibadet edelim; yani O'na itaat edelim, emirlerine tabi olalım ve yasaklarından kaçınalım diye yarattı.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
"Ben, cinleri ve insanları yanlızca bana ibadet etsinler diye yarattım. Ben onlardan bir rızık istemiyorum. Beni doyurup beslemelerini de istemiyorum. Hiç şüphesiz, rızık veren, metin, kuvvet sahibi olan Allah'tır." (Zariyat: 52/56-58)
"Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Rasule itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine (idarecilere, alimlere) de (itaat edin). Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, artık onu Allah'a ve rasulüne döndürün." (Nisa: 4/59)
Rabbimiz bize Tevhidi emretti, şirkten de menetti. Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
"Muhakkak ki Allah, adaleti, ihsanı, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünesiniz diye size öğüt veriyor." (Nahl: 16/90)
"Allah, kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını dilediği kimse için bağışlar." (Nisa: 4/116)
"Kim Allah'a şirk koşarsa muhakkak ki Allah, ona cenneti haram kılar; artık onun yeri cehennem ateşidir ve zalimler için yardımcı da yoktur." (Maide: 5/72)
|
|
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
4/5/2008 - DUA

Bab-i Cibril'deki duası...
Allahım, lütfunla, kereminle bu milletin ağacı yeşildir,
Senin kereminden bu millet bugün hâlâ yaşayabilmektedir!
Allahım, İslam milletine kıpırdanış, silkiniş imkanı bağışla,
Hz.Ali gönlü, Hz.Ebubekir sadakati ve ihlası bağışla!
Bu ümmetin ciğerine Muhammed aşkının okunu sapla,
Yeniden dünyaya hakim olma arzusu uyandır onlarda!
Öyle ki, senin gök kubbende daima parlak kalsın yıldızlar,
Senin dünyanda gecelerini ibadetle geçirenler selamette kalsınlar!
İslam gencine ciğer ateşi İslam’a hizmet harareti lûtfet,
Ona benim Peygamber aşkımı, derin görüşümü nasip et!
Benim gemimi içinde bulunduğu girdaptan kurtar,
Ona hızlı gitme gücü bağışla, yavaş gitmesinden kurtar!
Allahım, ölme yaşama sırlarını öğret bana,
Çünkü bütün bu kâinat senin ilmin içindedir daima.
Uykusuz gözlerim senin için yaşlıdır.
Senin için kalbimde dayanılmaz dertler saklıdır.
Sabahlara kadar feryat ve niyazlarım senin için,
Yalnızlığımda ve meclislerde yanıp yakılışlarım senin için.
Heyecanlarım, arzularım, burkuluşlarım senin için.
Umutlarım, aranmalarım hepsi, hepsi senin için.
Muhammed Ikbal
|
|
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2/5/2008 - Dertsiz Dua Soguktur

Dua edenin,’Rabbim’ demesi, Allah’ın ‘Efendim’ demesinin ta kendisidir… Birisi her gece kalkıp Allah’ı anıyor,O’na dua ediyordu…Şeytan ona dedi: Ey Allah’ı çok anan kişi! Bütün gece Allah’a deyip çağırmana karşılık seni buyur eden var mı? Sana bir tek cevap bile gelmiyor,daha ne zamana kadar dua edeceksin? Adamın gönlü kırıldı,başını yere koydu ve uyudu. Rüyasında ona şöyle dendi: Kendine gel uyan! Niye duayı,zikri bıraktın?Neden usandın? Adam:Buyur diye bir cevap gelmiyor ki,kapıdan kovulmaktan korkuyorum dedi. Bunun üzerine dendi ki ona: Senin Allah demen,O’nun buyur demesi sayesindedir…
Senin yalvarışın,Allah’ın senin ruhuna haber uçurmasındandır… Senin çabaların,çareler araman,Allah’ın seni kendine yaklaştırması,ayaklarındaki bağları çözmesindendir…
Senin korkun,sevgin,ümidin Allah’ın lütfunun kemendidir… Senin her ”Ya Rabbi” demenin altında,Allah’ın ”Buyur” demesi vardır…
Gafilin,cahilin canı,bu duadan uzaktır… Çünkü Ya Rabbi demeye izin yok ona…
Ağzında da kilit var,dilinde de… Zarara uğradığı zaman,ağlayıp,sızlamasın diye Allah ona dert,ağrı,sızı,gam,keder vermedi…
Bununla anla ki,Allah’a dua etmeni,O’nu çağırmanı sağlayan dert, Dünya saltanatından daha iyidir… Dertsiz dua soğuktur. Dertliyken yapılan dua gönülden kopar… Mesnevi
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
SESSIZ CIGLIGIDIR GÖZYASLARI YANAN YÜREKLERIN SEVINCTEDE, ÜZÜNTÜDEDE VARILAN SON NOKTADIR SÜZÜLEN YASLAR...
| Bannerim |

|
|