Menü

Son Yazılarım



Namaz Vakti

Beni Ekleyin!



Glitter Photos

Akra FM!



1/8/2008 - Kur'an da ilk inen surelerde Rab ismimi yoksa Ilah ismimi da

Kategori: deneme

 


Rab, terbiye etmek, islah etmek kökünden gelir.Mürebbiye de burdan gelir. Kur’an-ı Kerim’de "Rab": Terbiye eden-gelistiren, kefil-koruyucu, boyun egilmeye layık varlık, sahip ve efendi anlamlarında kullanılır.
Burada en dikkati ceken terbiye edici olmasi.. Insanin dogumundan ölümüne kadar insani terbiye eden kemale erdirendir.
Ilah: Isınma ve alısma anlamındaki kökten gelir. Ihtiyacları gideren, amelin karsılıgını veren, sakinlik sunan, yüce, hükmü altına alıp koruyan anlamlarını ifade eder. Böyle olan birisine itaat edilir ve dedigi kayıtsız sartsız yapılır.

Allah kelimesi "El-İlah"tan gelir. "El" takısı İngilizcedeki "the" gibidir. Allah (El- İlah) "The God" anlamına gelir. Yani Allah El- İlah belli bir ilahtır. Bu kelime sadece Arap dilinde yoktur. Arapçanın mensubu olduğu Sami dillerinde de bu kelime vardır. Örneğin İbranice’de "Elohim" ( Tanrı) kelimesi bu kökten gelir. Ayrıca yine aynı dil ailesinden gelen ve Hz.İsa’nın ana dili olan Aramicede de aynı kelime vardır. Hem de Arapçadaki "İlah" kelimesiyle aynı kelimedir. Okunuşu da aynıdır.

Nuzul tertibide baktigimiz zaman, ilk inen 30 surede Allah 20 kez gecerken, "Rab" tam tamina 80 kez gecmektedir.
Bilindigi gibi ilk inen ayet nedir? Yaratan Rabbinin adıyla oku! Burda Allah' in adiyla oku! veya Ilahi'nin adiyla oku!
diyebilirdi Rabbimiz; Neden Rab diyor?.Bura ince bir sir var.Cünkü burada insan oglunun problemi Rab' ledir.
Allah'in uluhiyeti ile degil onun rububiyeti iledir sorunu..Allah’ın kainattaki terbiye sistemine, Rububiyet diyoruz. Rububiyet, "Rab" kökünden geliyor.Yani insanoglu, Allah'in hayatinin her dalina karismasini istemektedir.Ama Allah hayatin her dalina mudahildir.Allah kainatı her an, herseyiyle, her karesiyle her an yaratmakta, idare etmekte, terbiye etmektedir.

Kainatta, kendisini terbiye eden Rabbe karsı boyun egmis, itaattedir.Cenab-i Hakkin rububiyetinde yardimcilari yoktur.Tektir yaganedir.
Vahyin maksati zaten ilahi terbiyedir.
Dünyadaki düzenin kaidelerini koyup, varliklari bir ahenk icinde yasatma da Rab sıfatının geregidir.
Dogmamiz, büyümemiz, ölmemiz, insanlardaki yücelik, ahlak, terbiye, kemal hep Rububiyet sıfatinin yansımasindandir. Gözün görmesi, aklin ermesi, bütün is ve hareketler, olma ve olusma Rab sıfatının bir tecellisidir. Onsuz bir hareket ve düsünce yoktur.
Nasil ki bir seyi, icad eden, onun kulanma klavuzunu da yaninda yazar verir, Ayrıca tarif icin bir de eleman gönderir.Iste Allah' ta insani yaratiyor ve kendini bedenen kalben ve aklen nasil kullanacagini Rab sifatiyla ögretiyor.

Tevhid i Rububiyet olmadan Tevhidi Uluhiyet olamaz.Zira Rububiyet ayni zamanda Allah'in yaraticiligina atiftir.Mekke müsrikleri bir anlamda Rubiyeti kabul ediyorlardi ama carpik bir Rab algilari vardi. Islerine karismayan bir Tanri'ya iman ediyorlardi. Kur'an da sekiz yerde Allah'in yaraticiligini kabul ettikleri gecer.


 

Allak Suresi
1- Yaratan Rabbinin adiyla oku!
2- O, insani bir asilanmis yumurtadan yaratti.
3-5 Oku! Insana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayi) ögreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
6-7 Gerçek su ki, insan kendini kendine yeterli görerek azar.
Baktigimiz zaman Rabbin terbiyesinden gecmemis insanlarin hayatlarindaki azginliklari, cilginliklari ,sinir tanimazliklarini görmekteyiz.Dilediklerini yaparlar ve yaptiklarindan da sual sormazlar..Ve sonunda yine hüsrana ugrayanlarin kendileri olduklarinida görmekteyiz.Bir sinir yoksa hic sinir yoktur.
Sözün özü: Yani Allah ilk önce insanlarin kafalarinda kedini netlestiriyor. O Rab'tir, otorite sahibidir. kanun koyucudur,insani terbiye edendir. Ibadetlerde yanlizca O'nadir.
İlk RAB olarak asıl terbiyecimiz olan Allah'ı secelim ve kabul edelim. Kendimizi ona verelim.Bizi egitecek olan Allah'tir, yani Allah'in insanlara gönderdigi kitap olan KUR'AN'dir.
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/5/2008 - Allah'in Boyasi

Kategori: deneme

 

Nedir  bu  Allah'in  boyasi? Iste  bir  söz  harikasi..Muhtesem bir benzetme..Kisa bir kelam ile muazzam bir  hakikat..
Kur'an da benzerlerine   siklikla  rastladigimiz  bu  ifade ile tarzi mü'minleri  onurlandirmakta..Allah'in kendisine iman ettigini  söyleyen kullarinin   üzerinde  görmek istedigi  bir  renktir.O renk insanin hayatinada
  ne kadar  izleniliyorsa,  Islam o  kisinin hayatinda  o  kadar  var  demektir.Nasil dogadaki renkler isikle  buluntugunda  renklerin nitelikleri ortaya cikiyorsa, hayatin islam ve akidesi ile birlestiginde insanin uzerindede imanin guzellliklerini  görebilmekteyiz.
Günes  nasil esyanin orjinal renklerini  ortaya cikartiyorsa, islamda insanda gercek renkleri ortaya  cikarmaktadir.


Bu bir anlamda insanin boyasidir.Boyasini nereden almis, ona bu  boyayi kim sürmüs? Boya sürülmüs ise, o acaba   hangi  anlayisin, hangi  guc  odaginin, hangi ideolojinin, hangi  zihniyetin  boyasi?

Kur'an insanlarin hangi  boya  ile boyanmalarini en guzel sekilde acikliyor.Hangi boyanin  insanin taa iliklerine  kadar   sinmesini harika  bir  benzetmeyle  ortaya  koyuyor.

"Allah'in  boyasi...Allah'in (boyasindan) daha  güzel boyasi olan kimdir? Biz yanlizca  O'na ibadet ederiz.." (Bakara 138)

 Allah’ın boyası “fitrat”tir, yani yaratilisindan gelir.. Fitratin boyasi dogal boyadir, o boyanin üzerine sürülen tüm boyalar sunidir..
 Cünkü o, kullarini imanla boyar ve onunla onlara bulasmis olabilecek inkarin kirlerini ve sirkin pisliklerini temizler.  Biz, bu büyük nimeti bize bahseden Allah'a sükretmek icin ibadet ederiz. Kulun isi ibadet olunca, kendini güzel bir boya ile süslemis olur ki, o boya da ona bir leke getirmeyip, bilakis onu güzellestirir ve mükemmellestirir.

Mesnevî'de gelmistir ki:
Öküzün rengi disindadir, insanlarin boyasi, Yâni ahlâki, içindedir. Bilesin ki kirmizi ve sari Gibi renkler, safa ve güzellik köyündendir. Siyah gibi kötü renkler ise cefâ suyundandir. Cenâb-i Hakk'in boyasinin adi reng-i lâtiftir. Hakk'in lanetinin kokusu ise kopkoyu bir renktir.


Önce  söyle bir  düsünmemiz  gerekiyor  acaba  bizler  hangi  boya  ile   boyandik. Dogru  bir  boyami?  Bir baska degisle "Kur'an müslümani" olmak.Bu sekilde inanan ve yasayan bir insanin ahlaki  Kur'an olacagi icin  Kur'an'i onun hayatinda  canli  bir  sekilde  izelemek  mümkün olacaktir.

Ibadetlerin  her biri  ayri  bir  renktir. Hükümler,  kaideler  o renklerin  tonlaridir.Namaz  ayri  bir  tondur. Hac  renkte  bir tondur.Kadinin tesettürü  bir  renk alma olayidir.Tesettürü  muhafaza , tabii rengi  muhafazadir.

Cünkü Müslumanin  üzerindeki renk beseri degildir.Allah'in takdir ettigi  fakat insan üzerine  görmek istedigi  renktir.Islamla ölcüldügünde insanin  üzerinde görülen sekli  ile insanlar  mü'min, müsrik, munafik olarak ayrilir.Allah  muhafaza kimliklerimizi  koruyalim.

Mevdudi Tefhimu'l-Kur'an da ayeti  söyle  aciklar:
Hiristiyanliktan önce, Yahudiler arasinda, Yahudiligi kabul eden kimseleri yikamak bir âdet olmustu. Yikanan (vaftiz edilen) kimsenin bütün günahlarinin temizlenecegi ve onun yeni bir hayat rengine kavusacagi ifade edilmek üzere böyle yapilirdi. Daha sonra bu âdet Hiristiyanlar tarafindan benimsendi ve "vaftiz" adini aldi. Vaftiz, suya batirma ve su ile islatma seklinde yerine getirilen bir baslangiç ayini veya kilise'nin kutsama törenidir. Sadece dine yeni girenlere degil, yeni dogan bebeklere de uygulanir.
Kur'an, bu "renk verme" töreninin kurtulus için gerekli olmadigindan, özünde zaruri bir seylerin bulunmadigini söyler. Bu amaçla kisi, O'nun yolundan gidip, O'nun kanunlarina uyarak Allah'in rengine boyanmalidir.

Nitekim Peygamberimizin ahlaki, bütünüyle Kur'an-a bagliydi. O adeta yürüyen bir  Kur'andi.Bu din, Allah'in verdigi  bir  renkti.

Bir  nevi takva elbisesini  giymek, bilincli insan olmak.
Bilincli insan;

Ben kimim ve nicin yasiyorum? Sorusunu en dogru sekilde cevaplar,

Özgüveni vardir ve haddini bilir.

Sorumluluklarini yerine getirir, isin iyisini, dogrusunu ve güzelini yapma gayreti icerisindedir.


Allah'in boyasiyla  boyanmaz isek, bizi  baska sahte  boya ile  boyarlar.En  güzel  sekilde Kur'an boyasiyla  boyanmak dilegi  ile...
Vesselam  Veddua..

 

Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/5/2008 - RAB

Kategori: deneme

 

Bütün insanları ve mahlukatı yoktan var eden, yarattıklarının yegane sahibi, bütün yarattıklarını nimetiyle terbiye eden ve besleyen Allah'tır.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Şüphesiz Allah, hem benim, hem de sizin Rabbinizdir. O halde, ona ibadet edin. İşte dosdoğru yol budur." (Al-i İmran: 3/51)

"Hamd, Alemlerin Rabbı olan Allah'a mahsustur." (Fatiha: 1/1)


Alemlerin Rabbi, gece, gündüz, güneş, ay gibi ayetleriyle, gökler, yerler ve içindekiler gibi yarattıklarıyla tanınır.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Gece, gündüz, güneş ve ay O'nun ayetlerindendir. Siz güneşe de, aya da secde etmeyin. Eğer yalnız Allah'a kulluk etmek istiyorsanız, bunları yaratana secde edin." (Fussilet: 41/37)

"Gerçekten sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da arşa istiva eden. gündüzü durmadan kovalayan, gece ile örten, güneşi, ayı ve yıldızları buyruğuna baş eğdiren Allah'tır. Haberiniz olsun, yaratmak da emir de (hüküm koymak da yanlızca) O'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir." (A'raf: 7/54)

"Ey insanlar sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz ki O'na karşı gelmekten kurtulmuş olabilesiniz. O Rab ki, yeri sizin için bir döşek, göğü bir bina kıldı. Gökten su indirip onunla size rızık olmak üzere ürünler meydana getirdi. Artık Allah'a bile bile eş koşmayın." (Bakara: 2/21-22)

Rabbimiz bizi kendisine ibadet edelim; yani O'na itaat edelim, emirlerine tabi olalım ve yasaklarından kaçınalım diye yarattı.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Ben, cinleri ve insanları yanlızca bana ibadet etsinler diye yarattım. Ben onlardan bir rızık istemiyorum. Beni doyurup beslemelerini de istemiyorum. Hiç şüphesiz, rızık veren, metin, kuvvet sahibi olan Allah'tır." (Zariyat: 52/56-58)

"Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Rasule itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine (idarecilere, alimlere) de (itaat edin). Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, artık onu Allah'a ve rasulüne döndürün." (Nisa: 4/59)

Rabbimiz bize Tevhidi emretti, şirkten de menetti. Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Muhakkak ki Allah, adaleti, ihsanı, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünesiniz diye size öğüt veriyor." (Nahl: 16/90)

"Allah, kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını dilediği kimse için bağışlar." (Nisa: 4/116)

"Kim Allah'a şirk koşarsa muhakkak ki Allah, ona cenneti haram kılar; artık onun yeri cehennem ateşidir ve zalimler için yardımcı da yoktur." (Maide: 5/72)

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->



ARARIM - OMER KARAOGLU

Menü

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım



Dareyn Dergisi


Sayaç



Site tasarım

Tüm hakları 2007 - 2008 Mnelam © ’a aittir.